mucizeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mucizeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2012 Pazar

Mucizeler...Savunması Sağlam Anne Rahmi


Sizi basbayağı bir sudan yaratmadık mı? Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik. Belli bir süreye kadar; İşte (buna) güç yetirdik. Demek ki, Biz ne güzel güç yetirenleriz. (Mürselat Suresi, 20-23)
Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık. Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik. Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir. (Müminun Suresi, 12-14)
İnsanın yaratılışı ile ilgili yukarıdaki ayetler, embriyoloji alanına ait temel bilgiler içermektedir. Ayetlerdeki rahim bölgesini tarif eden "savunması sağlam bir karar yeri" ifadesi ise, günümüz tıp bilgisi ile daha iyi anlaşılan, önemli bir özelliğe işaret etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.) Sperm ve yumurta hücrelerinin birleşmesi ile oluşan zigottan, trilyonlarca hücrenin uyum içinde çalıştığı, tam bir insan olana kadarki süreç anne rahminde geçer. Embriyonun 9 aylık bir sürede gelişimini tamamladığı bu yer -rahim- ayette de bildirildiği gibi “savunması sağlam” bir mekandır.
Ayetlerdeki "savunması sağlam" olarak çevrilen "mekiynin" ifadesi, "sarsılmaz, sağlam, muhkem, güçlü, yerinden ayrılmayan, sağlamca yerine yerleşmiş" gibi anlamlar içermektedir. "Kararin" kelimesi ise "yerleşme mekanı, kalma, sabitlik, sağlamlık, duraklama yeri" gibi anlamlara gelmektedir. Bu kelimeler rahmin sağlam, korunaklı bir mekan olduğunu çok hikmetli bir şekilde tarif etmektedir.
Dış etkenlere, ışığa, sese karşı yalıtım sağlayan anne rahmi, öncelikle bebeği her türlü darbeden ve baskıdan korur. Pelvis boşluğunda yer alan rahim, bu bölgenin kalın ve güçlü kemiklerle çevrelenmiş olmasından ötürü, oldukça korunaklıdır. Rahim bölgesi, hamilelik sonuna kadar bebeğin ağırlığını taşımasını sağlayan, dışta güçlü kas duvarları, içte de "endometrium" denilen katmanla kaplıdır. Bu güçlü kaslardan oluşan yapı, bebeğin büyümesi ve gelişimi için son derece elverişli bir yapıya sahiptir. Hamilelik döneminde bölgedeki kemikleri birbirine bağlayan bağlar da kalınlaşır ve uzar. Sağlam pelvis kemikleri ile rahmin üst kısmına yapışık halde olan bağlar, rahme sağlam ve sabit yapı kazandırır. 
Resimde pelvis bölgesindeki kemikleri birbirine sıkıca yapıştıran bağlar görülmektedir.
Embriyo gelişimi sırasında ihtiyacı olan ısı, su, oksijen ve beslenme kaynağına da sahiptir. Anne rahmi, hamilelik döneminde, sağlamlığını artıracak çok sayıda değişikliğe uğrar. İçerdiği kas, bağ ve elastik dokularla birlikte, kan damarları ve sinirler de miktar olarak artış gösterir. Böylece rahmin zarar görmeden ağırlığının 20 katına çıkması, kapasitesinin 1,000 kat artması mümkün olur.1 Rahme destek veren fallop tüpleri, yumurtalıklar ve diğer bağ dokuları da tümüyle genişleyerek, esneklik kazanır.2 Rahmin değişim süreci, embriyo yüzlerce kat büyüyüp sağlıklı bir bebek olduktan sonra da devam eder. Bu sefer bebeğin rahimden sağlıklı bir şekilde çıkmasına imkan sağlayacak şekilde yapısı değişir.

Hamilelik döneminde, bebeğin korunmasıyla ilgili olarak son derece mucizevi bir durum daha gerçekleşir ve bebek iç saldırılardan korunur. Organ, hatta ilik nakli gibi durumlarda, yabancı bir maddenin vücuda girmesiyle, kişinin savunma sistemi tepki göstermeye başlar ve kimi zaman bu tepkiler ölümcül sonuçlar doğurabilir.3Fakat cenin için bu söz konusu olmaz ve annenin savunma sistemi, onu yabancı olarak algılamaz. Annenin bağışıklık sisteminin, babadan gelen yabancı genlere karşı tolerans göstermesi, olağanüstü bir durumdur; çünkü bebek %50 yabancı bir insanın yapısını taşımaktadır. Bu durumu "hayranlık verici" olarak nitelendiren Guelph Üniversitesi’nden bilim adamı Marianne van den Heuvel, "Bu bağışıklık açısından her zaman bir bilmece olarak kalmıştır; çünkü cenin aslında anneye yabancıdır. Annenin parçası olduğu kadar, babanın da parçasıdır. Vücudun bunu reddetmesi gerekir."4 demektedir.

Virüs, tümör gibi yabancı hücreleri tanıyıp, öldüren bağışıklık sisteminden beklenen, cenin hücrelerine de savaş açmasıdır. Ancak Allah'ın dilemesiyle böyle bir durum gerçekleşmez ve rahim son derece güvenli, sağlam bir yer olma özelliğini korur.

Kuran'da embriyoloji alanı ile ilgili verilen bilgilerin tümü, günümüz tıbbı ile tam bir uyum içindedir. Her biri ileri teknoloji düzeyi neticesinde ortaya çıkan bu bilgiler, Kuran'ın tüm ilimlerin sahibi, herşeyin Yaratıcısı Yüce Rabbimiz'in vahyi olduğunun en açık kanıtlarındandır. Yüzyıllar öncesinden bilim dünyasına ışık tutacak bilgilerle dolu Kuran-ı Kerim'de, insana şöyle bildirilmektedir:
Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır. (Casiye Suresi, 4)

Onca Delile Rağmen Hala İnkar mı edeceksiniz Ey Ataistler....Tüm Bunlar Tesadüf Olabilir mi?Hiç mi Düşünmezsiniz  O zaman vayyyy Halinize.Allahın Vaadi Yakındır....




Elhamdü Lillâhi Rabbil'alemin

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed

Ya Rabbim ! Ey Duaları İşiten ve Kabul eden Mevlamız.

Bu Yazıyı okuyan kardeşimizin gönlün de olupta dile getiremediği ne kadar


muradı varsa bunları hayırlı olanlardan kıl ve kabul buyur.

Hangi hal için de bulundurursan bulundur senden gafil olmaktan onu 


koru. Kıyametin ve ölümün dayanılmaz şiddetinden onu Muhafaza 

buyur. Onu iyilerden kıl ve iyilerle beraber bulundur ve iyilerle beraber 

haşret. Müjdelenen, Cennet ve Cemaline eriştireceğin seçkin kullarından 

eyle.

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed


AMİN....


Kaynak


Mucizeler...Ay'ın Yörüngesi


Ay'a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedir (Yasin Suresi, 39-40 )


Ay'ın yörüngesi diğer gezegenlerin uyduları gibi düzgün bir yörüngede ilerlemez. Ay, yörüngesinde seyrederken Dünya'nın bazen önüne bazen arkasına geçer. Aynı zamanda Dünya'yla birlikte Güneş'in etrafında da döndüğünden, uzayda sürekli "S" harfi benzeri bir yörünge çizer. Ay'ın uzaydaki bu yörüngesinin şekli, Kuran'da "eski bir hurma dalı gibi döndü (döner)" ifadesiyle tarif edildiği gibi, kurumuş hurma ağacı dalının eğriliğine oldukça benzemektedir. Nitekim ayette geçen "urcun" kelimesinin anlamı, kuruyup incelmiş, bükülmüş hurma dalıdır ve hurma ağacının meyveleri toplandıktan sonra, salkımdan geriye kalan kısmı ifade etmek için kullanılır. Ayrıca bu salkım dalının "eski" ifadesiyle tasvir edilmesi de son derece hikmetlidir, çünkü hurma dalının eskisi daha ince ve daha eğridir.
Kuşkusuz ki 1400 sene evvel Ay'ın yörüngesi hakkında bilgi sahibi olmak mümkün değildi. Günümüz teknolojisi ve bilgi birikimi ile tespit edilebilen bu şeklin, Kuran'da böylesine kusursuz bir benzetme ile bildirilmesi, Kuran'ın bir başka bilimsel mucizesidir.


Onca Delile Rağmen Hala İnkar mı edeceksiniz Ey Ataistler....Tüm Bunlar Tesadüf Olabilir mi?Hiç mi Düşünmezsiniz ?  O zaman vayyyy Halinize.Allahın Vaadi Yakındır....

Elhamdü Lillâhi Rabbil'alemin

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed

Ya Rabbim ! Ey Duaları İşiten ve Kabul eden Mevlamız.

Bu Yazıyı okuyan kardeşimizin gönlün de olupta dile getiremediği ne kadar

muradı varsa bunları hayırlı olanlardan kıl ve kabul buyur.

Hangi hal için de bulundurursan bulundur senden gafil olmaktan onu 

koru. Kıyametin ve ölümün dayanılmaz şiddetinden onu Muhafaza 

buyur. Onu iyilerden kıl ve iyilerle beraber bulundur ve iyilerle beraber 

haşret. Müjdelenen, Cennet ve Cemaline eriştireceğin seçkin kullarından 

eyle.

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed


AMİN....





21 Temmuz 2012 Cumartesi

Mucizeler...Ayın İkiye Bölünmesi

Şimdi görelim: İdrak gözleri katrani bulutlarla kapalı bulunan iman öksüzü inkarcı adamlar, Varlık Nuruna dediler ki:
- Eğer sen gerçek Peygambersen bize bir mucize göster!
Allah'ın Sevgilisi buyurdular:
- Bunu yaparsam iman eder misiniz?
Cevap verdiler:
- Evet... Sana ve Nebiliğine inanacağız!..
O zaman Allah'ın Resulü, gökte pırıltılar saçmakta olan Ay'a mukaddes parmağını çeviri verdi. Ay birden ikiye bölündü ve Hira dağının iki yanında iki parça halinde göründü.
Ay 'a çevrilen mukaddes parmak ve Ay iki parça...
Kafirlerde hayret, dehşet... ve kirişsiz çeneler...
Cübeyr rivayeti:
- Ay iki parça oldu ve bir parçası bu dağ ve bir parçası o dağ üzerinde göründü. Kâfirler dedi:
- Bize sihir yaptıysa herkese birden yapamaz. Gidip, uzak, yakın herkese soralım, soruşturalım; bakalım onlar da ayın ikiye bölündüğünü görmüşler mi?
Ve sabredip Mekke'ye gelecek yolcuları beklemeye ve onlara aynı şeyi görüp görmediklerini sormaya karar verdiler.
- Söyleyin; yolda gelirken, kamerin iki parçaya ayrılıp Hirâ dağının iki yanından göründüğüne şahit misiniz; değil misiniz?
Yolcular Mekke'ye girince, kendilerine sihir yapıldığını sanan müşrikler hemen koştular ve önlerini kesip, onları bir kenara çektiler ve heyecanla sordular:
- Yolda gelirken ne gördünüz?
- Yolda bir şey görmedik; gökte gördük. Ay, iki parçaya bölündü!
Kâfirlerin kan yuvası gözleri hançer hançer açıldı, fakat yine iman nasib olmadı.
Ay'ın ikiye bölünmesi hiç şüphesiz ona mahsus âfâki mucizelerin en büyüğüdür.
Kur'an-ı Kerim'in şu âyeti de bunu teyid etmektedir:
Saat yaklaştı. Ay (ikiye) ayrıldı.
Her noktasına hayran olunacak bu âlemin içinde hayat yükünü karın tokluğuna taşıyanlar ve rahat rahat gezenler ve bütün bu olurların olmaz larını göremeyenler... O Nebiyyi Muhterem'den ayrıca olmaz 'ı istediler ve Allah verdi... İman olmadıktan sonra binlerce mucize gösterilse de kâr etmiyor...

Ay'ın İkiye Bölünmesi Mucizesi İspatlandı


Peygamberimizin (s.a.v.) ay mucizesi
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) en büyük mucizelerinden biri, Sâkk-i Kamer adiyla bilinen "Ay'in ikiye ayrilmasi"'dir. 

Hindistan'da bulunan bir heykel üzerinde "Ay'in ikiye ayrildigi sene yapilmistir" yazisinin bulunmasi (bkz. Ö.N. Bilmen, Müvezzah Ilm-i Kelâm, 3. baski, s.161) bu delillerden biriydi.


1967 yilinda firlatilan Orbiter-4 uydusundan alinan 67-1805 seri numarali fotograflarda, Ay'in dünyadan görünmeyen ara yüzeyinin, uzunlugu 240, kalinligi ise 8 km olan bir yarik tarafindan kusatildigi belirtilmisti. Bu yarigin bariz bir sekilde yükselmis yan kenarlari, Ay'in ayrildiktan sonra tekrar birlesmesi sirasinda olustuğuna bir delildi.Çünkü meteor çarpasıyla böylesine düzgün bir yarığın olması mümkün değildir.Ancak malumdurki basında böyle şeyler sansürlüdür hemen üzeri örtülür.Ama nereye kadar gözlerini kapayabilirler karanlık ancak inkarcıların karanlığıdr eller göze kapanınca görmeyen sadece kendileri oluyor Allahın kudretini görmek isteyenlere milyonlarca delil var.


Ayni yazida ilk defa ortaya atilan bir delil de, Modern Astronomi ile ugrasan bütün ilim adamlarinca fevkalâde önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve ilmi yönü tartisilmayan bircok kitapta yer alan 311 yillik Ay haritasiydi. Italyan gök bilimcisi Cassini tarafindan çizilen bu ay haritasinda, dünyamizdan görülen ay yüzeyinin tamamini kusatan tesadüflerle meydana gelemeyecek kadar muntazaman olan bir çizginin varligi, son derece net bir sekilde müsahede edilmekteydi. bu çizginin ay'in ikiye ayrilip tekrar birlesmesiyle meydana gelebilecegini belirttigi yorumunda, zamanla yapisinda degisikliklerin olabilecegini ortaya koydu. Çünkü ay, her an yogun bir meteor bombardimanina tutuluyor ve 1 gramlik göktaslari bile, en sert kayalarda 30 cm derinliginde, 60 cm çapinda bir çukur açiyordu. Bilindigi gibi bu meteorlardan bazilari koruyucu atmosfer tabakasina ragmen dünyamiza düsmüs, Arizona çölüne düsen bir tanesi çevresi 5 km'ye ulasan 174 m derinliginde bir çukur açmisti.

"Döllenmis tek bir hücrenin parçalanarak 60 trilyona ulasmasi ve beden üzerinde kusursuz bir sekilde birlesmesiyle vücud bulan insanoglunun, Ay gibi suursuz bir kütlenin parçalanip tekrar birlesmesini inkâr etmesi, gerçekten gülünç ve acinacak bir tablodur"


Onca Delile Rağmen Hala İnkar mı edeceksiniz Ey Ataistler...Tüm Bunlar Tesadüf Olabilir mi?Hiç mi Düşünmezsiniz ? O zaman vayyyy Halinize.Allahın Vaadi Yakındır....



Elhamdü Lillâhi Rabbil'alemin

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed

Ya Rabbim ! Ey Duaları İşiten ve Kabul eden Mevlamız.

Bu Yazıyı okuyan kardeşimizin gönlün de olupta dile getiremediği ne kadar

muradı varsa bunları hayırlı olanlardan kıl ve kabul buyur.

Hangi hal için de bulundurursan bulundur senden gafil olmaktan onu 

koru. Kıyametin ve ölümün dayanılmaz şiddetinden onu Muhafaza 

buyur. Onu iyilerden kıl ve iyilerle beraber bulundur ve iyilerle beraber 

haşret. Müjdelenen, Cennet ve Cemaline eriştireceğin seçkin kullarından 

eyle.

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed


AMİN....